Bağlanıyor…
CCogi Baba · Dijital Hafıza
← Haydar Reçber’den Anılar’a dön
HAYDAR REÇBER · YÜNÖREN

Bir Gırik Sofrası ve Keşif Oyunu

Doluçay’dan Balkayalıların Gomağecik’ine, 1955’ten bir anı.

1955 · DOLUÇAY

“Bir kuzu kesilmeden, foyamız ortaya çıkmadan Hallas’a döndük…”

Anı 1 · 1955

Ben, Hüseyin Özten ve asker elbiseli Ali Bektaş, Doluçay’da çalışan Çokko Rıza’yı ziyarete gidiyoruz.

Zırrik Deresi’ni, Gomaçeme’yi ve Silibalani’ni aşarak Zekolara’ya (Doluçay) vardık. Rıza ile Mıstı Gazi, akrabalarına ev yapıyorlardı. Kucaklaştık, gülüştük, işlerini izledik.

Öğlen oldu. Gazi’nin karısı gırik pişirdi. Gırik, pişen hamurdu. Tepsiye kondu; ortası çukurlaştırıldı ve çukura kızgın tereyağı dolduruldu. Ağaç kaşıklarımızı alıp sofranın çevresine dizildik, yemeye başladık. Ama uyanık Çokko Rıza hamurda bir kanal açmış, tereyağını kendi önüne akıtmıştı. Biz yavanı yiyerek kalktık.

Öğleden sonra ayrılırken Rıza da bize takıldı. Ama bizi Balkayalıların Gomağecik’ine yönlendirdi. Yürüdük, ağıla yaklaştık. Rıza elimize kâğıt kalem verdi. Merak içindeyiz. Rıza, “Bunlara üç gün sonra Divriği’den keşif gelecek. Biz rol yaparak onlara bir oyun oynayalım,” dedi. Biz de yazmaya ve kroki çizmeye başladık.

Oradaki Balkayalılar etrafımızı sardı; iltifatlar gırla gidiyor. “Sizi bugün beklemiyorduk,” dediler. Rıza, “Emir geldi, bugün geldik,” dedi. Hüseyin ağabeyi kaymakam, beni de tapu müdürü olarak tanıttı.

Balkayalıların bize kuzu kesmeye kalktığını görünce Rıza, “Bizim Cögi yaylası Viranderesi’nde bir keşfimiz daha var; oraya gidiyoruz,” dedi. Kuzuyu kurtardı. Biz de foyamız ortaya çıkmadan aceleyle ayrıldık; Çekemi Zırrik’i aşarak Hallas’a ulaştık.

Daha sonra Balkayalılar gerçeği öğrenmişler. Şöyle demişler: “Hallaslılar bizi kandırmış!”

Anı bitti.

Bu paylaşım hakkında ne düşünüyorsun?