' Cogi Baba Ulu Ermiş, Herkesin Muradını Vermiş ' Bize Ulaşın | Ana Sayfa
Köy | Ulu Ermiş| Festival | Cemevi | Fotoğraflar | Duyurular | Ziyaretçi Defteri | Linkler
Köy / Genel Bilgiler || Soyağacı || Yöresel || İmranlı || Koçgiri || Haritalar
Koçgiri |Koçgiri Yerleşkeleri |Koçgiri Yemekleri |Koçgiri Video |Koçgiri Harita



BELGELERLE KOÇGİRİ OLAYI (BAKİ ÖZ) (Can Yayınları-1999) isimli kitaptan alıntıdır.

Koçgiri Aşireti

Koçgiri çevresi oldukça yüksektir. İmranlı’nın rakımı 1650m., Refahiye’nin rakımı 1589m.dir. Koçgiri köyü ise 1820m. rakımlıdır. Köyün kuruluşu eskidir. Köylüler 700 yıllık bir ömür biçerler. Halkı köken olarak Dersimlidir. Köye ilk gelen “Hıdır” adında biridir. “Hido Fincangir” lakabıyla anılır, “büyük fincanları olan Hıdır” anlamındadır. İzollu aşiretindendir.Selçuklu sultanı I.Alaattin Keykubat’a (1220-1237) düzenletilen soy kütüklerinde (şecere) Koçgiri aşiretine yer verilmiştir. Soy kütüğüne göre Dersim’in Nazimiye yakınlarındaki Kalman (büyükköy)’dan göç ederek gelmiş. Zara ve Bolucan ‘da kısa sürelerle kaldıktan sonra Koçgiri’ye gelip yerleşmişlerdir. Yedi oğlu vardır. Adları; İbrahim, Mustafa, Balo, Saro, Perviz, Laço ve İvaski’dir. Koçgiri halkı da bu oğullardan türemiştir. Her biri Koçgiri boylarının kurucuları olurlar. Bu boylar daha sonraları çevre köy, ilçe ve diğer illere de yayılmışlardır.

1960’lı yıllarda köy adlarının değiştirilmesi sonucu Koçgiri köyünün adı “Gümüşakar” olarak değiştirilmiştir. Önceleri Kuruçay ilçesine bağlı iken, günümüzde buranın bucaklaştırılması sonucu Gümüşakar bucak olmuş ve Refahiye ilçesine bağlanmıştır. Gümüşakar bucağına 24 köy bağlanmıştır. İklimi karasaldır. Tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Tarım ve hayvancılık , Koçgiri yöresinin genel ekonomik biçimidir

Koçgiri aşiretinin ikinci yerleşim merkezi olayın önderlerini de ortaya çıkaran (Alişan ve Haydar Bey’lerin köyleridir) İmranlı’ya bağlı “Boğazören” köyüdür. Koçgiri aşireti köyün ilk yerlileridir. Buraya Dersim ve Erzincan üzerinden yaklaşık 250 yıl önce gelmişlerdir. Varto’da 150 yıl kadar konaklamışlar, daha sonra Dersim’ in Koçgiri yöresinde 100 yıla yakın kaldıktan sonra İmranlı’ya göçmüşlerdir. Köy bir vadidedir. Etrafı Kepez, Karatepe ve Balkaya yüksek yaylalarıyla çevrilidir. Köyün rakımı 1350 m. dir. Çevresindeki yaylalar 2500-3000 m. yüksekliğindedir. Köyün çevresinde Gerniyan ve Şadyan mezarlıkları vardır. Yöre aşiretlerinin mezarlıkları olmalıdır. Üzeri eski yazıyla yazılı taş yapılı mezarlar oldukça fazladır. Kale olarak adlandırılan “İlhanlı” kalıntılarında çeşitli eşyalar bulunmuştur. “İlhanlı” adı tarihsel derinlik çağrıştırıyor. Köyün yakınındaki “COGİ BABA” türbesi(mezarı) üzerinde kurban kesilen bir inanç merkezidir. Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.



Koçgiri Aşireti ve Yayıldığı Alan

Koçgiri aşireti bölgede yaklaşık 2000 metrekarelik bir alana yayılmıştır. Hafik, Zara, İmranlı, Suşehri, Refahiye, Kemah, Divriği, Kangal, Ovacık, Kuruçay (İliç) gibi on ilçe halkı Koçgiri aşiretindedir. Bölgede 135 köyü kapsar. Bölgede sadece 16 köy halkı tümüyle Koçgiri aşiretindendir. Diğer köylerde ise kısmen bu aşiretten aileler yaşamaktadır. Bölgenin 135 köyü şöyle böyle aşiretin etkinliği altındadır. Bu dönemler, aşiretin etkinliğini sağladığı bu yörede 40 bin dolayında insan yaşamaktadır.

Koçgiri aşireti bir aşiretler federasyonudur. Bir aşiretler birliği yapısı sergiler. Bölgenin birçok aşireti ve kabilesi Koçgiri aşireti içerisinde yer alır ve onun bir alt kolları biçimindedir. Örneğin Koçgiri olayına katılan İbolar , Geriyalar, Sefolar, Sarolar, Balolar, Laçinler v.b. gibileri Koçgiri aşiretinin birer alt kolları olan kabilelerdir.

Koçgiri aşireti; yöresinde içine kapanık, çevresiyle pek ilişkisi olmayan, o günlere dek hiçbir olaya katılmamış, devlete sorun olmamış, uysal,yapısına özgü tarım ve hayvancılıkla uğraşan,silahları olmasına karşın bunu yalnızca yabanıl hayvanlara karşı kullanan, iyi izlenim bırakmış, yalnız aşiret başkanlarının yönetiminde bir aşirettir.

Koçgiri köyüne ilk gelen ve köyü kuran “Hido Fincangir” lakaplı Hıdır, Dersim’den gelmiştir. Amacı hayvanlarına yeni otlaklar ve yaylaklar bulmaktır. Köy bu kurucunun oğulları yoluyla kalabalıklaşır ve yöreye yayılırlar. Koçgiri’deki feodal yapı ve aşiret düzeni, bunun ürünü olan eşkıyalık ve çevreye zarar verme türündeki olaylar zaman zaman Osmanlı yönetimine iletilmiştir. Koçgirililer aşiret düzenlerini sürdürebilmek için çoğu kez eşkıyalık yoluna başvurmuşlardır. Bu nedenle yörede düzensizlik çıkmış ve yetkili yerlere şikayet edilmişlerdir.

Koçgiri olayının liderlerinden Haydar ve Alişan Beylerin dedeleri (Büyük) Alişan Bey, Palu’nun Şemikderesinden gelmiştir. Geldiğinde Şafii Mezhebindedir. Bu yeni yerleştiği Alevi bölgesinde Baba Mansur Ocağı dedelerince Alevileştirilir ve Baba Mansur talibi olurlar. Oğlu askeri eğitim gördüğünden değil, II. Abdülhamit döneminde yöreye gönderilen bir askeri birliği bir ay gibi bir zaman doyurduğu için kendisine saray tarafından elbise (hilat) ve kılıç gönderilir. Erzincan’a çağrılarak törenle bu hilatı verilir, kılıcı kuşandırılır ve “paşalık” payesi verilir. Alişan Bey’in oğlu Mustafa Bey bu olaydan sonra “Mustafa Paşa” olur. Yöre halkının anlattıklarına göre, Mustafa Paşa bu ilişkiler sonucunda bir Koçgiri derebeyi olur. Osmanlı-Rus savaşında Kızıldağ eteklerinde bir un fabrikası (değirmen) kurar ve Osmanlı ordusuna aylarca bakar. Bu durum padişahlık katında Mustafa Paşa’nın yerini yükseltir. Osmanlı padişahlığına oldukça bağlıdır. Bu bağlılık anlayışıyla yetişen oğulları Alişan ile Haydar Beyler de sonraları Mustafa Kemal i ve hareketini bir türlü içlerine sindiremezler. M. Kemal’in derebeyliğine karşı oluşu ve ulusal devlet kurma anlayışı da bunda etken olsa gerek. Bilgisiz toplumdan yararlanmasını bilen bu feodal beyler Gümüşhane, Mındeval ve Dersim’den getirttikleri fedai ve çetelerle halkın gözünü korkutmuşlardır. Bu duruma halktan karşı gelenler ya cezalandırılmış ya da bölgeden uzaklaştırılmıştır. Kimi kez de asker kaçağıdır diye başkalarının yerine asker gönderilerek bölge halkı sindirilmiştir. Bu baskı ve haksızlıklardan kurtulabilmek için kimileri de köylerinden, yurtlarından uzaklaşarak yaşamak zorunda kalmışlardır. Bu durum Mustafa Paşa ve oğullarını bölgede egemen durumuna getirmiştir. Koçgiri olayına da bölgenin tümü katılmak istememiştir. Çoğunu Alişan ve Haydar Beyler bu feodal baskı yöntemleriyle ayaklanmaya zorlamışlardır.

M.Şerif Fırat bu durumu bölgedeki “siyasi Kürtleşme” ye bağlar. Padişah Abdülhamit doğudaki Kurmanço konuşan Kürt aşiretlerine “Hamidiye Alayı” kurdurmuş, çocuklarını İstanbul’da aşiret okullarında okutmuş, bir çoğuna “kaymakamlık” ve “paşalık” rütbeleri dağıtmıştır. Erzincan dolaylarında kimi Alevi ileri gelenleri de bu olanaklara imrenerek “Biz Kürdüz” demişler ve kimi olanaklar koparmışlardır. Koçgirili Mustafa Paşa ile Çarekli Haydar Bey rütbelerini bu yolla almışlardır. ... Yöre halkından edindiğimiz tespitlere göre Koçgiri kabilelerinin hepsi bu olaya tümüyle katılmamışlardır. İbolar ayaklanmanın bel kemiğini oluşturmasına karşın diğerleri kısmen katılmışlardır. “Aşiretler Raporu”nda da Koçgiri ile Pevizanlı aşiretinin ayaklanmaya katıldığı belirtilse de “yurda bağlı” olduğu vurgulanır. Ayrıca yöre aşiretlerinden Canbeyli, Kırmeşeli (kurmeşan), Şadıllı aşiretlerinin ayaklanmaya katılmadıkları ve yurda bağlı oldukları yazar.

Bu kabilelerin en büyüğü ve en güçlüsü İbolardır. Koçgiri aşiret konfedarsyonuna lideri bu kabile verir. Bu dönem başlarında, II.Abdülhamit döneminde paşalık verilen Mustafa Paşa’nın oğullarından Alişan ile Haydar Beyler vardır. Bu beyler hem İbolar kabilesinin başkanları, hem de Koçgiri aşiret federasyonunun başkanları(reisleri)dirler. Bunlarla birlikte dönemin ileri gelen aşiret başkanları şunlardır:

Hacı Rasim. Alişan Bey’in kayınbabasıdır. İzzet ile Mahmut amcalarıdır. Gülağaoğulları’ndan Mehmet İzzet, Naki, Hasan Askeri’ler Koçgiri aşiretleri başkanlarıdırlar ve yanlarında yer almışlardır.

Alişir (Alişer) ise , aşiret başkanı v.b. olmamasına karşın, eğitimli biridir. Mustafa Paşa’nın ondan sonra da oğullarının katipliğini yapmıştır. Zeki,iyi bir ideolog ve ajitatördür. Şairliği bu çabasına nitelik katmaktadır. Halkı, ayaklanmaya çekmede payı büyüktür. Güzel Türkçe bilmektedir. Şiirlerini Türkçe söylemiş ve halkı etkilemiştir. Çalışma alanı olarak hep Dersim’i seçmiştir. Dersim, bir bakıma onun üssü konumundadır. Nisan 1921’den itibaren etkisiz kılınmış ve Dersim’e çekilmiştir. Seyyit Rıza’nın yanında ve korumasında kalmıştır. Ölünceye kadar bir bakıma siyaset dışı kalmıştır. 9 Temmuz 1937’de Zeynel tarafından öldürülmüştür. Koçgiri ayaklanmasının önemli bir elebaşısı ve öncülerindedir.

Aşiret başkanlarının hepsi özel eğitimler almışlardır. Eski yazıyla çok iyi yazıp okuyabilmektedirler. Çevrelerindeki insanlara göre ileri düzeyde eğitimlidirler. İçlerinde yönetsel görevlerde olanlar vardır. Haydar Bey, Ümraniye (İmranlı) bucağı müdürüdür. Daha sonraları Divriği kaymakamlığına atanacaktır. Eğitim görmüştür. Alişan Bey ise Refahiye kaymakam vekilliğine getirilmiştir. Alişan Bey ile Baytar Nuri’ye milletvekillikleri önerilmiş ayaklanma tasarladıklarından kabul etmemişlerdir. Alişan Bey’e karşın Haydar Bey daha ayaklanma yanlısı bir eğilimdedir. Kurnazdır. Alişan Bey zor durumda kaldığı için Dersim ‘ e geçmiştir. Yöre halkının verdiği bilgiye göre Alişan Bey e karşın Haydar Bey daha ayaklanma isteklisidir. Haydar Bey hakkında pek iyi söz edilmez.

Baytar Nuri veteriner hekimdir. Dersimlidir. Baba tarafından Milan aşiretindendir. Annesi ise Ağuçan ocağındandır. Yüksek öğrenimi yıllarında İstanbul’ da Kürt hareketi içerisine girmiş, ömrünün sonuna kadar bu hareketin ateşli savunucusu olmuştur. İleride Dersim olayını örgütleyecek ve 1937’de Suriye’ye kaçacaktır. 1973’te Halep’te ölmüştür.

Ayaklanmanın ikinci planındaki önderlerinden Paşa Bey, Refahiye’de Şadıllı aşireti başkanıdır. “Paşo” diye anılır. Mustafa ise Zara’nın Panza köyündendir. “Mısto” diye anılır. Mustafa Ağa, Ovacık’ın Çerpazin bucağı eski müdürüdür. Deli Esat oğlu Rıfat Bolucan’ın Karaibi köyündendir. Kürt Zalim Çavuş, Kangal’a bağlı Byükköylü’dür. Bra İbrahim, Dersim’in Koçuşağı aşireti başkanıdır. Kasım oğlu Munzur, Azamet, Taki, Beko oğlu Hüseyin, Tahir ve Mahmut’lardan son üçü Refahiye’nin Taşdibi köyü halkındandırlar. Karahan Nuri Ovacıklı Seyyit Rıza, Seyyid Abbas, Zeynel, Hasan ve Hüseyin Ağa lar ise Ovacık’ın Aslanuşağı aşiretlerindendir.



Koçgiri Aşireti’nin Mezhepsel ve Etniksel Yapısı

Koçgiri’de dil bakımından bir birlik yoktur. Genel olarak Kürtçe’nin bir lehçesi olan “Kurmança” konuşulmaktadır. Türkçe, yörede ikinci dil konumundadır. Koçgiri aşiret halkının bir bölümü kendilerini “Kürt kökenli” olarak nitelerler. Tümüyle Alevi’dirler. Bölgede ayrıca Sünni Kürt ve Sünni Türk köyleri de vardır. Bu Sünni Kürt ve Türk köylüleri zorlanmalarına karşın, Koçgiri olayına katılmamışlardır. Hatta karşı savaşım vermiş ve Koçgiri’ nin Alevi köylerine karşı katliamlar düzenlemişlerdir.

Koçgiri Aşireti, bir aşiretler topluluğudur. Birçok kabileyi içine almıştır. Bölgedeki kabilelerin bir konfederasyonudur. Yani konfedere tipi bir aşirettir.İnanç olarak tümüyle Alevi’dirler. Ocaklı dedelere bağlıdırlar. Baba Mansur Ocağı bölgede etkindir. Yörede en çok talip edinen ocak bu ocaktır. Kürt olarak düşünülmelerine karşın, Kürtlükleri kuşkuludur. Çünkü Koçgiri aşireti Dersim aşiretleri grubundadır. Bir başka deyişle Dersim kökenli aşiretlerdendirler. Dersim’den bu yöreye gelmişlerdir. Türk ve Zaza’dırlar. Zamanla Kürtleşmiş ve Kürtçenin bir lehçesini konuşur olmuşlardır. Zaten bölge halkı da kendilerinin Dersim kökenli olduklarını, Dersim aşiretlerinden Şeyh Hasanlı’lardan ve İzollu’lardan geldiklerini gelenek bilgileriyle dile getirirler. Koçgirililer kökenlerini “Horasani” olduklarını söylerler. Yani Horasan’dan, Ortaasya’dan geldikleri kanısındadırlar. Bunu gelenek bilgisi olarak sürdürürler. Bilinç altlarında bu kanı vardır. “Türkman/Türkmen” adı göze batacak ölçüde yaygındır. Osmanlı kaynaklarında Koçgirililer “Ekrat taifesinden” olarak geçer. Bu “Kürtleşmiş göçer topluluklar” ın anlatımıdır. Demek ki Koçgirililer’in Kürtleşmesi, bugün kendilerini Kürt kabul etmeleri Osmanlı döneminde yaşanılan siyasal gelişmelerin sonucudur. Koçgiri aşiretleri, Karluk boylarından Koçungalar’ın bir bölümüdürler. Asyadaki kollarının varlığı gözönüne alınırsa, aşiret adını Asya’dan getirmiştir. Bunlar, Anadolu’ya göçen Ortaasyalı topluluklardır. ... Dersim’deki Türk ve Zaza Alevi aşiretleri ilkin Yavuz Sultan Selim tarafından bu yörelerden çıkarılarak dağıtılır. 1539’larda Kanuni İran seferi sırasında Dulkadiroğulları’ndan Mehmet Han ile kardeşi Ali Bey’i bu bölgeye yerleştirir ve yöredeki Türkmen Alevi aşiretlerinin, bu kardeşlerden, bölgeden çıkarılmalarını ve dağıtılmalarını ister. Böylece aşiretler Harput, Kiğı, Erzincan, Tercan ve Sivas dolaylarına gönderilirler. Koçgiri aşiretleri de böylece Zara, İmranlı, Refahiye yöresine göçürülmmüş olurlar. Dersimli aşiretler bir kez de IV. Murat’ın 1628 lerde doğuya seferi sırasında yerlerinden edilerek dağıtılırlar. Dersimli aşiretlerden olan Koçgiri aşiretlerinin Koçgiri’ye yerleşmesi bu göçürmeler sonucunda gerçekleşir.

*******

DOĞU’DA AŞİRETLER,KÜRTLER,ALEVİLER (BURHAN KOCADAĞ) (Can Yayınları-1997) isimli kitaptan alıntıdır.

Koçgiri harekatına adı karışan Alişan Bey, aslında Koçgirili değildir.Aslen Şâfi dir. Alişan Bey ; Gül Ağa ve oğlu Mahmut Bey zamanlarında Koçgirililere sığınır. Yeteneği ve farklı kişiliği sayesinde kısa zamanda kendisini sevdirerek Gül Ağa’nın kızı Hacı Hanım ile evlenir. İmranlı Boğazören köyüne yerleşen Alişan Bey, zamanla Koçgiri aşiretinin önde gelenleri arasında yer alır. Kurtuluş Savaşı yıllarında Mahmut Ağa, Topal Osman çetesi tarafından öldürülünce Alişan Bey kendiliğinden lider durumuna gelir.

İsyan döneminde (1920-21) Koçgirililerin bulunduğu yerlerde sıkıyönetim ilan edilir. Yapılan harekatta pek çok kan dökülür. Atılan bombalarla Alişan Bey öldürülür. Harekatın bastırılmasından sonra Mahmut Ağa nın oğulları Haydar Bey ile Abidin Bey Balıkesir’in İvrindi ilçesine, Hüseyin Diyaroğlu ve kardeşi Maksut Çavuş ile birlikte Bursa’ya sürülür. Bu sürgün bir süre devam eder. Ancak, 1947’de CHP nin af kanunu ile ortadan kalkar. Kimi aileler eski bölgelerine tekrar geri dönerler. Ancak pek çoğu yerleştikleri sürgün yerlerinde kalırlar.

Cogi Baba Köyü resmi internet sayfasına hoş geldiniz...

COGİ-DER

Cogibaba Dergisi

© Copyright 2006 cogibaba.net