' Cogi Baba Ulu Ermiş, Herkesin Muradını Vermiş ' Bize Ulaşın | Ana Sayfa
Köy | Ulu Ermiş| Festival | Cemevi | Fotoğraflar | Duyurular | Ziyaretçi Defteri | Linkler
Köy / Genel Bilgiler || Soyağacı || Yöresel || İmranlı || Koçgiri || Haritalar

TARİHÇESİ


Köyün tarihsel süreç içinde bilinen ilk adı Cöğü’ dür. Bu adın köyün büyük mezrasının doğu kenarında bulunan Cogi ziyaretgahına adını veren Cogi Baba ‘dan geldiği bilinmektedir. Cogi Baba ve köy tarihi ile yazılı bir kayıt bulunmamakla birlikte; anlatımlar mevcuttur. Ancak bu adın, köyün bugünkü sakinlerinin tarihi ile bağlantısı yoktur.

Baki Öz ‘ ün Belgelerle Koçgiri Olayları adlı eserine göre 250 yıl kadar önce Dersim’den gelen Hıdo Fincangir isimli kişi Boğazören köyüne yerleşmiş ve soyu da Koçgiri adını almış olan bölgeye dağılmıştır.1700'li yılların son çeyreğinde ilk göçmenler, Boğazören' den çevredeki yerleşim yerlerine açılmaya ve uygun yerler buldukça yerleşmeye başlamışlardır. Köyümüze yerleşen soy; Kusura, Bandıra, Ortak, Alacahacı, Gilicek, Dipsizgöl, Cemaller ve Cögü köylerine dağılıp yerleşmişlerdir. En uç ve en verimsiz yurtluklar olmasına bakılırsa, Cöğü ‘ye gelenler en son ayrılanlar veya başka yurtlukları deneyenler olabileceklerini düşündürüyor. Bundan hareketle , köyümüzün l800'lü yılların başlarında buraya yerleşmiş Koçgiri Aşireti mensuplarıdır. Köye ilk yerleşenler kardeş iki ailedir. Laçin ve Cıbo-Badan olarak adlandırılan bu aileler birlikte hareket etmiş ve köye aynı tarihte yerleşmişler ve günümüze kadar yaklaşık 150 sene aynı kaderi paylaşmışlardır.

Ayrıca Prof. Dr. İsmet Miroğlu ‘nun TTK tarafından yayınlanan Kemah sancağı ve Erzincan Kazası eserde Osmanlı kaynaklarında ise şu bilgiler yer almaktadır.

Cogi : 1530'da 3 zaviyedar,1568'de 6 hane 6 mücerret nüfus ve Murad şeyh zaviyesi mevcuttur.

Halas : 1530'da 1 hane 1 mücerret, 1 sipahi zade,1591'de 7 hane 7 mücerrede nüfus var.

SINIRLARI

Doğusu: Avşar Köyü ve arazisi.

Batısı: Doğancıl Tepesi, Goma Ceme Tepesi ve tepelerin güneye doğru olan uzantılarının ufuk çizgisi, Gölağıl Köyü arazisi.

Kuzeyi: Karacaören, Alacahacı, Harami köyleri arazisi, Alacahacı dağ yolu, Pür Hüseyin düzlüğünün orta yeri, Gürlen Baba dağının ufuk çizgisi, Seyit Mustafa mezarının bulunduğu tepenin doğuya doğru Avşar' ın sınırı ile birleştiği nokta.

Güneyi: Gaza Goma Ceme (Cemin Ağılının tepesinden başlayıp önce güneye, onu, takiben doğuya yönelen,Gaza Sili Balan (Sili Balan tepesi), Çekem tepesi,Yayla Boze tepesi, Çengelli dağı ufuk çizgisi ve Ören deresini içine alan tepelerin ufuk çizgisini izleyip Avşar sınırıyla birleştiği nokta.


COĞRAFİ DURUMU

Yünören Köyü; merkez olan Cogi ile Mezre, Halas, Elmaseki olmak üzere dört mezradan oluşmuştur. Doğudan batıya sıralanan Cogi, Mezre, Halas mezraları aynı derenin içinde yer alırken Elmaseki mezrası ise en batıda aynı adla anılan platonun ortasına kurulmuştur.

Özellikle batı ve güney kesimler yüksek ve sarp dağlarla çevrelidir. En yüksek nokta Çengelli dağının zirvesi 2596 m.dir.Bu dağın çevresinde 1500-2000 m.ye ulaşan daha birçok yükseltiler vardır.1000 m. yükseltilere kadar olan kesimler hemen tümüyle meşe ormanları ile kaplıdır.Daha yükseklerde ise seyrek ardıç ağaçları var.2000 m.den yüksekler ise çıplaktır. Ormanla kaplı olan güney ve batı kesimler otlak olarak kullanılmakta olup aynı zamanda orman ürünleri de köyün en önemli ekonomik kaynağıdır. Çok çeşitli ot ve çiçekler hem orman aralarını hem daha yükseklerdeki açık alanları rengarenk bir örtü gibi kaplar.50 sene öncesine kadar köy halkı bu mera kesimine hayvanları ile yaylaya çıkar.Ağaç ve taştan yapılma ağılların yıkıntıları hala varlığını koruyor.Başlıca yayla yerleri;Ören deresi, Zırrık, İbenin Yaylası, Kasenin Yaylası, Sili Balan, Kösenin Yaylası, Zazanın Yaylası adları ile anılır. Günümüzde bu yerler çok güzel piknik alanları olarak doğal güzelliklerini koruyor.

Köyün kuzey kesiminde, her mezranın arasında ve çevresinde kalan ufak tefek düzlükler ise ekim alanlarıdır.Kuzeyin en yüksek tepesi Gürlen baba 2000 m.ye ulasan yüksekliği ve beyaz renkli görkemi ile dikkatleri çeker. Tam tepesinde ziyaret yeri vardır.Kalkerli bir yapıda olduğu için ara sıra içten gümleyen sesler çıkarır,çevre halkı da bu gümbürtüleri onun Çengelli dağı ile aralarında yaptıkları savaşlarda kullandıkları top ve silah seslerine yorumlardı.Genel olarak kuzeyde kalan yükseltiler yıpranmış tepelerdir.Köyün ilk yerleşim döneminde kuzey kesiminin de tümüyle meşe ormanı olduğu, günümüze kadar ulaşan anlatımlarda belirtiliyor.Ekenek için daha uygun olan bu kesimin ormanları sökülerek, yıllar içinde yok edilmiştir.Bu yüzden de sel ve yağmur suları ile eğimli yerler erozyona uğramış,toprak verimsizleşmiştir.Birçok yerlerde de heyelanlar her yıl bir kesiti alıp götürmektedir.

Köyün içinden Cogi deresi geçmektedir. Elmaseki platosunun sularını kuzeyden Hılhıl deresi, güneyden Goma Ceme deresi toplayıp Halas'ın yakınında birleşirler. Doğuya doğru ilerledikçe Goma Kase deresi, Nala Hecike deresi ,Pur deresi sularında alıp Mezre ve Cogi' nün içinden köyün sınırlarını terk ederek, İmranlı-İliç sınırını oluşturan Karabudak çayına dökülür ve sonuçta Fırat nehri ile birleşir. Bu dere kar sularından beslendiği için yaz ortalarına kadar bol akarken sonbahara doğru iyice azalır ancak yağmur mevsimleri olan ilkbahar ve sonbaharda dağlardan korkutucu ve hırçın bir şekilde iner, önüne gelen büyük taş kitlelerini ve ağaçları sürükleyip götürür, yolları bozar. Dere boylarında meyve ve sebze bahçeleri, yoncalar, kavak ağaçları ve tahıl tarlaları bu su sayesinde hayat bulur.

İKLİMİ

Yünören Köyü’ne ütün doğu bölgelerinde olduğu gibi sert karasal iklim hakim olup ekim ortalarında başlayan soğuklar mayıs ortalarına kadar sürer. Sebze, meyve ekim-dikimi ancak mayıs ortalarında baslar. Kasım ayının baslarında önce yükseklere sonra giderek alçaklara doğru ilerleyen kar yağışı her tarafı beyaz bir çarşaf gibi örter.Kış boyunca yüksek dağlarda 4m. ye varan kar kalınlıkları , Cogi deresinde de 1 m. yi bulur.Sıcaklar -20 derece ile -30 dereceye kadar düşer.Yazın iki ay kadar ise yakıcı sıcaklar olur.Genel olarak gece-gündüz sıcaklık farkları yüksektir.Yaz mevsiminde 35 dereceye çıkan sıcaklıklar gece 5 dereceye düşer.Yaz mevsiminde yağış çok az görülür.Kış ve soğukların hüküm sürdüğü dönemin uzun olması halkı iyice daraltır. Çünkü hayvanların kışlık alafı biter.Kavak ağaçlarının kabuklarından ve ince dallarından yem elde etmek zorunda kalırlar.Bu ise eziyetli bir uğraştır.Ayrıca 8-9 ay kadar sobalarda odun yakılır.

* * *

Açıklama : Bilgiler; emekli öğretmen Hüseyin Özten tarafından yazılan Yünören Köyü İncelemesi adli eserden alınmıştır.
Cogi Baba Köyü resmi internet sayfasına hoş geldiniz...

COGİ-DER

Cogibaba Dergisi

© Copyright 2006 cogibaba.net