Sunuş

Cogibaba ve Çeşmesi yöre insanımızın,üzerine yeminler ettiği, kurbanlar adadığı ve niyazlar getirdiği en ciddi inanç merkezlerimizden biridir.

Sayın Mustafa SARIGÜL 'ün hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak gerçekleştirmiş olduğu COGİBABA CEMEVİ ile birlikte: Cogibaba inanç kültürü ulusal düzeyde de gündem olmaya başladı. Buda yöremizin tanıtımı açısından sevindirici bir olaydır. COGİBABA CEMEVİ geleceğimize büyük bir miras ve kültürümüze çok önemli bir hizmettir. Sayın Mustafa SARIGÜL'e bu katkılarından dolayı Cogililer ve Cogibaba inancını paylaşanlar olarak ne kadar teşekkür etsek azdır.

İnanç gelenek ve kültürümüzün: Bazı çevrelerce farklı amaçlarla kullanılması insanımızı bezgin, savun­ masız ve azimsiz bırakmıştır. Adeta toplumsal yorgun­ luk diyebileceğimiz bir zaman dilimi içerisine itilmiş gibiyiz. Duyarlılık bazında o eski heyecan ve dinamizmin yerine bana necilik büyük bir kesime ege­ men olmuştur. Özünden uzak olarak yapılan uygula­ malar ve yanlış yorumlamalar karşısında sessiz kalın­ mış, başkalarının bizi temsil etmesine adeta göz yumulmuştur. Yol ehli olan sorumlular suskun kalmış, edebimiz ve erkanımız yozlaşmayla karşı karşıya bırakılmıştır. Bugün ise gerçekler ile yüzleşmek bizler için adeta toplumsal bir sınav olmuş­ tur.

Oysa ki: Bu kültürün bireyleri, Laik ve Demokratik Cumhuriyetimizin sigortası, çağdaşlaşma, insan hak ları, eşitlik ve demokrasinin savunucusu ve bekçi leridirler. Avrupa Birliği ile bütünleşme sürecindeki bir Türkiye'de farklı kültürlerin korunması ve yaşatılması talebi bizlerin de en doğal hakkıdır. Bilinçli bir yurt­ taşlık anlayışı ile bu değerlerimizin ve kazanım larımızın savunucusu ve takipçisi olmalıyız.

Diğer bir gerçek de Cogibaba' nın araştırma, inceleme ve aydınlatma boyutlarının tama­ men ihmal edilmiş olmasıdır. Ancak: Yaşam kültürümüz gereği gerçeğe Hüü demişiz. Toplumumuzda her şeyi insanca duygu boyutu ile ele alıp, moral ve maneviyat içerisinde dilden dile dolaştırmışız. Özümüze has olan o ince ve güzel duygu ile yorumlamışız. Bu yorum da yöre insanımızın geleneğinin derinliğinden ulu bir ses olmuş ve kuşak tan kuşağa günümüze kadar ulaşmıştır. Bugünkü Cogibaba'yi anlama ve kavrama geleneğimizin ve gerçekliğinin boyutu budur. İşte bu gerçeklik daha da tekamül etmiş olan insanı kamilin beyninde gelişecek, yüreğinde canlanacak, ellerinde yeni biçimler alacak ve teknoloji sayesinde değişerek geleceğimize hızla yol alacaktır.

COGİ BABA'yı günümüzün ilerici bakış açısıyla yeniden araştırıp inceleyerek, bulguları akademik süzgeçten geçirerek sentezini siz değerli Cogibaba severlerle paylaşmak niyetindeyiz. Amacımız unutul­ maya yüz tutmuş fakat yöre insanımızın yüreğinde ki sönmeyen umudu olan Cogibaba inancımızı, kültürümüzü paylaşarak geliştirmek ve çağdaş bir anlayış ile yaşatmaktır.

1960 lı yıllardan itibaren bölgemizde ki yoğun işsiz­ lik ve nüfus artışıyla birlikte ekonomik sıkıntılar da baş göstermiştir. Göç olgusuna neden olan bu krizden köyümüzden de yurt içi ve yurt dışına büyük bir göç akını olmuştur. Yıllar sonra yol, su, elektrik ve telefon gibi alt yapıların gelmesi ile birlikte ekonomik sıkın­ tısını da aşmış olan ikinci kuşak insanımızda köye yönelişi köye dönüşü görmekteyiz. Özellikle yurt dışından emekli olan köylülerimizin örnek evler yapıp yaz tatillerini köyde geçirmeye başlamaları ve köyümüzü yeniden sahiplenmeleri geleceğimiz adına sevindiricidir.

Her yıl temmuz ayında yapılmakta olan, COGİBABA GELENEKSEL KÜLTÜR FESTİVALLERİMİZİN büyüyerek ve olumlu izler bırakarak yeni kuşaklara devredilmesi, ziyaret ve inanç turizminin gelişmesi yöremiz ekonomisine de ciddi katkılar sağlayacaktır.

Çağımızın ve sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bu ağır felsefi yükü sırtlamanın ve ileriye taşımanın ne kadar zor ve uzun soluk istediğini sizlerde takdir edersiniz.

COGİ-DER olarak bu ilk sayımızda siz saygıdeğer okurlarımız ile elimizdeki verileri paylaşmayı hede fledik. Yazı ve düşünceleri ile katkı sunan dostlarımıza teşekkür ederiz. Umarım kitapçığımız bir başvuru kaynağı olarak kitaplığınızda yerini alır.

COGİ BABACA

 

Haydar KORKMAZ

COGİ-DER Genel Başkanı